Anasayfa/ Konular/ Ceza Hukuku/ Güveni Kötüye Kullanma

Güveni Kötüye Kullanma

Mülkiyeti muhafaza veya belirli bir şekilde kullanmak üzere devredilen malın, devir amacı dışında kullanılması ya da inkar edilmesi suçudur. Ticari ve şahsi ilişkilerde sarsıcı etkiler yaratan bu suç tipinde; teslim iradesinin, sözleşmeye aykırılığın ve kastın somut delillerle ispatı adil bir yargılamanın merkezinde yer alır.
Soru & Cevap Güncelleme: 28.05.2025

Şirketimizde çalışan bir personelimize sadece akaryakıt alması için verdiğimiz şirket kredi kartıyla kendi şahsi ihtiyaçlarını almış. Şirket olarak bu çalışana dava açabilir miyiz?

add

Bu eylem, çalışanın kendisine tahsis edilen kartı rıza ve sınırların dışında şahsi harcamaları için kullanması nedeniyle banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu oluşturabileceğine dair hukuki incelemeye esas olabilecek niteliktedir. İlk bakışta bu fiilin, hizmet ilişkisinin getirdiği güveni kötüye kullanma suçu kapsamında olduğu düşünülebilir.

Soru & Cevap Güncelleme: 05.10.2025

Eşimle boşanmadan önce aldığımız ama onun üzerine kayıtlı arabayı sattığım için ceza aldım. Arabanın evlilikte alınan ortak mal olması bu durumu hukuki bir anlaşmazlık yapmaz mı?

add

Boşanma kararı kesinleşmeden önce eşiniz adına kayıtlı olsa bile evlilik birliği içinde edinilen mallar üzerinde sizin de hakkınız bulunması durumu, ceza davasında mutlaka değerlendirilmesi gereken bir itirazdır. Mahkemeler, suça konu edilen aracın kişisel mal mı yoksa edinilmiş mallara katılma rejimine tabi bir mal mı olduğunu tespit etmekle yükümlüdür.

Soru & Cevap Güncelleme: 27.03.2025

Muhasebe büromda çalışan işçim mükelleflerden fazla para alıp zimmetine geçirmiş. Zararı ödesem bile ceza alır mıyım, bu durumda etkin pişmanlık indirimi uygulanır mı?

add

İşçinizin işlediği zimmet veya güveni kötüye kullanma eylemlerinden dolayı, işveren olarak sizin de sorumluluğunuz doğabilmekte ve zararın tamamını kanıtlanabilir şekilde karşılamadığınız takdirde ceza alabilmektesiniz. Yargılamalarda işçiniz tarafından tahsil edilen ve kurumlara yatırılmayan tutarlar hesaplanırken, eğer mağdurun uğradığı zarar sizin tarafınızdan eksiksiz olarak giderilmişse kanunda yer alan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma imkânınız bulunmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 18.11.2025

Mali müşavir olarak müşterimden vergi ödemek için elden para alıp ödemezsem hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mı yoksa normal güveni kötüye kullanmadan mı yargılanırım?

add

Mali müşavirlerin mevzuat gereği müşterileri adına üçüncü kişilere veya devlete ödeme yapmak üzere elden para alma yetkisi bulunmadığından, bu eylem nitelikli hâl olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değil, suçun temel hâli olan güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilebilmektedir. Serbest muhasebeci mali müşavirlik mesleği kuralları ve ilgili genelgeler uyarınca, meslek mensuplarının vergi veya prim borçlarını yatırmak için mükelleften para tahsil etme görevi veya yetkisi yoktur.

Soru & Cevap Güncelleme: 17.09.2025

Yanımda çalışan kişi müşterilerden benden habersiz para tahsil edip zimmetine geçirmiş. Bu yüzden hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza almam hukuka uygun mu?

add

Yanınızda çalışan kişinin yaptığı işlemlerden dolayı, bu kişiyi kontrol ve denetleme sorumluluğunuzun bulunması sebebiyle hakkınızda mahkûmiyet kararı verilebilmektedir. Yargılama makamları, çalışanınızın müşterilerden sizin bilginiz ve talimatınız dâhilinde tahsilat yaptığını ve bu eylemler üzerinde denetim yükümlülüğünüzü yerine getirmediğinizi tespit ederse, aranızdaki görev ilişkisi kapsamında eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna kanaat getirebilir.

Soru & Cevap Güncelleme: 07.08.2025

Görevi kötüye kullanmaktan yargılanıp beraat ettim. Şirketin büyük ortağı aynı zamanda mali müşavir ve her şeyi denetliyordu. Buna rağmen beni şirketi zarara uğratmakla suçlayabilirler mi?

add

Ceza mahkemesinde hakkınızda verilen beraat kararı, size yöneltilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlamalarının sabit olmadığını gösterdiğinden, hukuk mahkemelerindeki tazminat davalarında da lehinize çok önemli bir dayanak oluşturur. Bununla birlikte, şirketin büyük ortağının mesleği gereği mali müşavir olması ve şirketin tüm muhasebe süreçlerini detaylıca denetleme imkanına sahip bulunması, yöneticilik yaptığınız dönemdeki iddia edilen usulsüzlüklerin kendisi tarafından uzun süre tespit edilememiş olmasını hayatın olağan akışına aykırı kılmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 16.09.2025

Çalıştığım mağazada kasa açığı çıktı ve usulsüz satış yaptığım iddia ediliyor, işveren beni bu sebeplerle tazminatsız olarak işten çıkarabilir mi?

add

Evet, işverenin güvenini kötüye kullandığınızın, usulsüz işlemler yaptığınızın veya doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğunuzun tespit edilmesi halinde işvereniniz sizi tazminatsız olarak işten çıkarabilir. İlgili uyuşmazlığa konu kararda açıkça belirtildiği üzere 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması veya meslek sırlarını ortaya atması gibi eylemlerde bulunması işverene derhal haklı fesih imkanı tanımaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 13.04.2025

İşyerinde bana komplo kurulduğunu anladım ve ceza almamak için ihtarname gönderip işten ayrıldım, işveren sonradan beni haklı nedenle işten çıkardığını iddia edebilir mi?

add

Evet, siz işten ayrıldığınızı bildirmiş olsanız dahi işvereniniz hakkınızdaki soruşturmayı tamamlayarak iş sözleşmenizi kendi açısından haklı nedenle feshettiğini ileri sürebilir ve mahkemeler de bu durumu işveren lehine değerlendirebilir. İncelemeye konu olan emsal kararda çalışan kişi kendisine iftira atılacağını ve komplo kurulacağını anladığını beyan ederek avukatı aracılığıyla ihtarname çekmiş ve fazla mesailerini bahane ederek işten ayrılmıştır.

Soru & Cevap Güncelleme: 18.02.2026

Patronum alacaklarımızı ödememek için şirketin içini kasıtlı olarak boşalttı, bu kişi hakkında ceza davası açılması veya hapis cezası alması ihtimali var mı?

add

İşverenin, sırf işçilerine ve alacaklılarına olan borçlarını ödememek maksadıyla şirketinin içini kasıtlı olarak boşaltması, hukuki tazminatların yanı sıra ağır yaptırımlar doğurabilecek bir süreçtir. Sadece özel hukuk kuralları çerçevesinde değil, aynı zamanda ceza hukuku bağlamında da değerlendirilebilecek bu tür eylemler, dürüstlük kuralını en ağır şekilde ihlal etmektedir.