Makale
Bilişim Suçlarında Muhakeme ve Usul Hukuku Uygulamaları
Bilişim suçlarının hızla artması ve dijital delillerin anlık olarak değiştirilebilir veya yok edilebilir nitelikte olması, ceza yargılamasında özel muhakeme usullerinin uygulanmasını zorunlu kılmıştır. Geleneksel suçlardan farklı olarak, bilişim suçlarında soruşturma ve kovuşturma evreleri, dijital verilerin bütünlüğünün korunması, suçun işlendiği sistemlerin tespiti ve faillerin belirlenmesi açısından teknik ve hukuki uzmanlık gerektirir. Hukukumuzda bu alan, temel olarak Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile şekillendirilmiştir. İnternet öznelerinin sorumluluklarının belirlenmesinden, erişimin engellenmesi kararlarına ve bilgisayar kütüklerinde yapılacak arama tedbirlerine kadar tüm süreçler, kişi hak ve özgürlükleri ile kamu düzeni arasındaki hassas denge gözetilerek yürütülmek zorundadır. Özellikle elektronik delillerin toplanması aşamasında usule uygun hareket edilmemesi, elde edilen bulguların hukuka aykırı delil sayılarak yargılamada kullanılamaması sonucunu doğuracaktır.
5651 Sayılı Kanun Kapsamında İnternet Süjelerinin Sorumlulukları
İnternet üzerinden işlenen bilişim suçlarının muhakemesinde faile ulaşmak ve suçu önlemek adına internet süjelerine çeşitli yasal yükümlülükler yüklenmiştir. 5651 sayılı Kanun, internet öznelerini sınırlandırarak hukuki usuller çizmiştir:
- Erişim sağlayıcı: Herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerikten usulüne uygun haberdar edildiğinde erişimi engellemekle yükümlüdür.
- İçerik sağlayıcı: İnternet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten bizzat sorumludur.
- Yer sağlayıcı: Sistemlerinde barındırdığı içeriklerin hukuka aykırı olup olmadığını kontrol etmekle yükümlü olmamakla birlikte yetkili mercilerin bildirimi halinde içeriği kaldırmalıdır.
- Toplu kullanım sağlayıcı: İnternet kafeler gibi alanlar, konusu suç oluşturan içeriklere erişimi önleyici filtreleme tedbirleri almak zorundadır.
Bu süjelerin usule ilişkin sorumluluklarının belirlenmesi, bilişim suçlarıyla mücadelede kilit bir role sahiptir. Adli birimlerin faillere ulaşabilmesi ve soruşturma süreçlerini aydınlatması amacıyla, ilgili süjelerin yönetmelikte belirtilen trafik bilgilerini saklama yükümlülüğü yargılama makamlarına büyük kolaylık sağlamaktadır.
Erişimin Engellenmesi Kararı ve Usulü
Bilişim suçlarının muhakemesinde en sık başvurulan koruma tedbirlerinden biri erişimin engellenmesi kararı olarak karşımıza çıkmaktadır. İlgili yasa, internet ortamında yapılan ve kanunda sınırlı sayıda sayılan katalog suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe bulunan yayınlarla ilgili olarak bu tedbire başvurulabileceğini hüküm altına almıştır. Erişimin engellenmesi kararı, kural olarak soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan acil hallerde usul gereği Cumhuriyet savcısı tarafından da bu tedbire karar verilebilir. Savcı tarafından verilen koruma kararı, yirmidört saat içinde hâkim onayına sunulmak zorundadır. Hâkimin onaylamaması halinde tedbir derhal kaldırılır. Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (takipsizlik) veya kovuşturma sonucunda beraat kararı verilmesi durumlarında ise, uygulanan erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden hükümsüz hale gelerek hukuki etkisini yitirir.
CMK 134 Kapsamında Bilgisayarlarda Arama ve Elkoyma
Bilişim suçlarında delillerin elde edilmesi aşamasında usul hukukundaki en kritik muhakeme işlemi, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma tedbiridir. Bu adli tedbire başvurulabilmesi için kanun iki temel ön koşul aramaktadır: Birincisi bir suç dolayısıyla yürütülen somut soruşturmanın bulunması, ikincisi ise usulen başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması şartıdır. Şüphelinin dijital kayıtlarında arama yapılabilmesi ve bu kayıtlardan kopya çıkarılabilmesi için daima Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararı gereklidir; kolluğun kendi yetkisiyle bu aramayı yapması yasal olarak olanaksızdır. Eğer bilgisayar kütüklerine şifreleme veya güvenlik duvarı nedeniyle girilemiyorsa, şifrenin çözülebilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi amacıyla geçici olarak sisteme elkoyma işlemi uygulanabilir. Şifre çözülüp adli kopyalar alındıktan sonra elkonulan cihazlar usulüne uygun şekilde gecikmeksizin şüpheliye iade edilmelidir.
CMK 134 Tedbirinin Uygulanmasındaki Hassasiyetler
Dijital verilerin kopyalanması ve adli amaçla incelenmesi aşamasında hukuka aykırı muhakeme uygulamalarının önüne geçmek hayati bir yasal zorunluluktur. Bilgisayar veya veri kütüklerinde arama işlemi yapılırken, adli bilişim görevlilerinin sistemdeki bütün verilerin yedeklemesini yapması muhakeme usulü açısından zorunludur. Şüphelinin veya vekilinin talep etmesi durumunda, oluşturulan bu dijital yedekten bir kopya kendisine verilir ve bu devir işlemi mutlaka tutanağa geçirilerek imza altına alınır. Ceza muhakemesi ilkeleri doğrultusunda, hâkim tarafından verilen arama kararının kapsamı dışına çıkılarak elde edilen veriler doğrudan hukuka aykırı delil sayılacak ve yargılamanın hiçbir aşamasında sanık aleyhine kullanılamayacaktır. Aynı usul prensibiyle, hukuk mahkemelerinin delil tespiti adı altında ceza hâkimi kararı olmaksızın şüpheli bilgisayarlarında arama yapması usule açıkça aykırı kabul edildiğinden, dijital delil tespiti için sadece ceza hâkiminin arama kararı yasal dayanak oluşturur.