Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir Ve Kimler Talep Edebilir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, haksız bir fiil sonucunda hayatını kaybeden kişinin maddi desteğinden mahrum kalan yakınlarının talep edebildiği, mirastan bağımsız bir maddi tazminat hakkıdır. Bu tazminat ile geride kalan kişilerin uğradığı malvarlığı zararının telafi edilmesi ve olağan yaşam standartlarının korunması amaçlanır.*
Destekten yoksun kalma tazminatı, Türk Borçlar Kanunu kapsamında haksız ve kusurlu bir fiil neticesinde hayatını kaybeden kişinin yaşarken maddi veya manevi destek sağladığı kişilerin uğradıkları zararların giderilmesini amaçlayan hukuki bir yoldur. Bu tazminatın temel dayanağı, vefat edenin ölümünün bizzat bir malvarlığı zararı olması değil, kendisine bakılan veya yardım edilen kimsenin bu destekten kısmen ya da tamamen mahrum kalmasıdır. Ölüm olayı neticesinde ortaya çıkan bu yoksunluk, doğrudan doğruya maddi bir zarar niteliği taşımaktadır. Önemle belirtmek gerekir ki bu tazminat hakkı, vefat eden kişiden miras yolu ile geçen bir hak değildir. Destekten mahrum kalan şahsın şahsına sıkı sıkıya bağlı, vefatla birlikte doğrudan doğruya ve asli bir şekilde doğan, terekeye dahil olmayan bağımsız bir alacak hakkıdır. Bu özelliği sebebiyle reddi miras yapan kişiler dahi söz konusu tazminatı talep etme hakkına sahiptir ve bu bedel vefat edenin alacaklıları tarafından haczedilemez.
Destekten Yoksun Kalmanın Şartları Nelerdir?
Bir kişinin destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmesi için yasal olarak bazı şartların bir arada bulunması zaruridir. İlk olarak, ortada kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil bulunmalı ve bu fiil başkasına zarar vermelidir. İkinci olarak, bu haksız fiil ile ölüm neticesi arasında uygun bir nedensellik yani illiyet bağı bulunmalı ve destek olan kişi hayatını kaybetmelidir. Ölüm karinesi ve gaiplik hallerinde de gerekli yasal sürelerin geçmesi ve mahkeme kararıyla gaipliğin tescillenmesi şartıyla bu maddi tazminat talep edilebilir. Üçüncü olarak, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin ölüm neticesinde fiili bir malvarlığı veya hizmet kaybına uğramış olmaları gereklidir. Son olarak ise, meydana gelen bu zararın tazmin edilebileceği, haksız fiil faili veya kusursuz sorumluluk halleri kapsamında sorumlu tutulabilecek hukuki bir muhatabın varlığı gerekmektedir.
Kimler Destek Sayılır Ve Kimler Tazminat Talep Edebilir?
Hukuken destek, yaşadığı süre boyunca başka bir kişiye parasal, bedensel veya hizmet yoluyla sürekli ve düzenli olarak yardım eden kişidir. Destek ilişkisinin varlığı için taraflar arasında resmi bir bağ bulunması zorunlu değildir. Eşler, çocuklar, anne ve babalar birbirlerinin yasal destekçisi sayılırken; nikahsız eşler, nişanlılar, kardeşler, evlatlıklar, aynı çatı altında yaşayan yakınlar ve düzenli burs alan bir öğrenci dahi destek kapsamında kabul edilebilir. Desteğin mutlak surette nakdi olması gerekmez. Örneğin, bedelsiz olarak ev işlerini yürüten bir ev kadını eşine ve çocuklarına, küçük yaştaki bir çocuk ise ileride büyüyeceği varsayımıyla ebeveynlerine hizmet ve yardım ederek desteklik sağlar. Yargıtay uygulamalarına göre, kişinin hayatını kolaylaştıran, eylemli ve düzenli olarak yapılan her türlü yarar sağlayıcı eylem desteklik ilişkisini kurmaya yeterlidir.
Tazminat Hesaplamasında Dikkate Alınan Unsurlar
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında mirasçılık oranları değil, tarafların destek payları ve bakiye yaşam süreleri dikkate alınır. Güncel yargı kararları uyarınca hesaplamalarda TRH-2010 yaşam tablosu esas alınmakta olup, aktif ve pasif dönem kazançları detaylıca incelenir. Bu hukuki süreçte tazminattan indirilecek veya hesaba kesinlikle katılmayacak bazı unsurlar şunlardır:
- Müteveffanın olaydaki kendi kusur oranı oranında hesaplanan tutardan kusur indirimi yapılır.
- Dul kalan eşin yaşına ve çocuk durumuna göre belirlenen yeniden evlenme ihtimali tazminattan indirilir.
- Vefat eden çocukların hesaplamasında ebeveynin tasarruf ettiği yetiştirme giderleri tazminattan düşülür.
- Ölenin şahsi malvarlığı, hayat sigortası ödemeleri ve SGK aylıkları indirim sebebi yapılamaz.