Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Mevlüt Erenoğlu ve İsmail Eren | BN....

Karar Bülteni

AYM Mevlüt Erenoğlu ve İsmail Eren BN. 2023/54016

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2023/54016
Karar Tarihi 18.11.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Kamulaştırma bedeli enflasyona karşı korunmalıdır.
  • Bedeldeki değer kaybı mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Makul süre şikayetlerinde komisyona başvurulması zorunludur.
  • Yeniden yargılama mülkiyet ihlalinde yeterli giderimdir.

Bu karar, idare tarafından gerçekleştirilen kamulaştırma işlemleri neticesinde hak sahiplerine ödenen bedellerin, enflasyon karşısında değer kaybetmesi durumunda mülkiyet hakkının nasıl korunması gerektiğini hukuken netleştirmektedir. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının gerçek anlamda korunabilmesi için ödenen bedelin, kamulaştırma tarihindeki alım gücünü koruması gerektiğine hükmetmektedir. Kamulaştırma bedelinin ödenmesi aşamasında geçen süre zarfında ortaya çıkan yüksek enflasyonun, bedelin reel değerini düşürmesi, malik üzerinde orantısız ve aşırı bir külfet oluşturmaktadır. Dolayısıyla, devletin mülkiyet hakkına yaptığı müdahalenin ölçülü olabilmesi için enflasyon farkının telafi edilmesi hukuki bir zorunluluktur.

Öte yandan bu karar, benzer kamulaştırma bedeli ve makul sürede yargılanma hakkı şikayetleri açısından güçlü bir emsal teşkil etmektedir. Makul sürede yargılanma şikayetleri bağlamında, yargılamanın uzaması sebebiyle oluşan mağduriyetler için doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurulmadan önce Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna başvurulması gerektiği ilkesi bir kez daha teyit edilmiştir. Uygulamadaki bu kural, olağan başvuru yollarının tüketilmesi şartının sıkı bir şekilde arandığını göstermektedir. Ayrıca, enflasyon kaynaklı mülkiyet hakkı ihlallerinde, mağduriyetin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir hukuki çare olduğu belirtilerek, ekstra manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi, uygulayıcılara giderim mekanizmalarının sınırları hakkında yol gösterici bir standart sunmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Mevlüt Erenoğlu ve İsmail Eren, kendilerine ait taşınmazların kamulaştırılması sürecinde tespit edilen bedellerin geç ve değer kaybına uğrayarak ödenmesi nedeniyle yargı yoluna başvurmuştur. Başvurucular, uzun süren mahkeme süreçleri sonucunda lehlerine hükmedilen kamulaştırma bedellerinin, ülkede yaşanan yüksek enflasyon karşısında eridiğini ve alım gücünü büyük ölçüde yitirdiğini iddia etmiştir. Bu sebeple mağduriyet yaşadıklarını belirten vatandaşlar, mülkiyet haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Ayrıca, açtıkları davaların çok uzun sürmesi sebebiyle adil yargılanma haklarının zedelendiğini savunmuşlar ve uğradıkları zararların tazmini ile birlikte manevi tazminat ödenmesini talep etmişlerdir. İhtilafın temelinde, devletin kamulaştırdığı mülkün bedelini gerçek değeriyle ve zamanında ödeyip ödemediği ile yargılamanın makul sürede bitirilip bitirilmediği sorunu yatmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle Anayasa m. 35 ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ilkelerine dayanmaktadır. Mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin anayasaya uygun kabul edilebilmesi için kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerekmektedir. Kamulaştırma işlemlerinde, mülk sahibine ödenecek bedelin taşınmazın gerçek karşılığı olması anayasal bir kuraldır. Yerleşik içtihatlara göre, bedelin tespiti ve ödenmesi sürecinde geçen zaman zarfında enflasyon oranlarının yüksek olması, hükmedilen bedelin reel değerini düşürmekte ve kişiye aşırı, olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Bu durum, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında bulunması gereken adil dengeyi malik aleyhine bozmaktadır.

Makul sürede yargılanma hakkı yönünden ise, Anayasa m. 36 kapsamında adil yargılanma hakkının bir unsuru olan davaların mümkün olan en kısa sürede bitirilmesi ilkesi değerlendirilmiştir. Ancak, hukuki düzenlemeler gereği, 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun ve bu kanunda 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler kritik öneme sahiptir. Bu yasal düzenlemeler uyarınca, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesine başvurmadan önce Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna başvurulması zorunlu hâle getirilmiştir. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği, hukuk sisteminde olağan ve ulaşılabilir bir tazmin yolu varken bu yol tüketilmeden yapılan başvurular esas yönünden incelenememektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda Anayasa Mahkemesi, ilk olarak başvurucuların kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılması yönündeki şikayetlerini incelemiştir. Mahkeme, daha önce verdiği emsal kararlara atıf yaparak, kamulaştırma bedellerinin yargılama sürecinde ve ödeme aşamasında enflasyon karşısında önemli ölçüde erimesinin, başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini tespit etmiştir. Olayda, malikin iradesi dışında gerçekleşen kamulaştırma işleminde, devletin enflasyon farkını karşılayacak bir yasal mekanizma işletmemesi veya aradaki farkı telafi etmemesi mülkiyet hakkının sağladığı güvenceleri anlamsız kılmaktadır. Bu çerçevede, başvurucuların mülkiyet hakları ile kamu yararı arasındaki adil dengenin bozulduğu ve mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu saptanmıştır.

Diğer yandan, başvurucuların yargılamanın uzun sürdüğüne yönelik iddiaları bakımından usul yönünden bir değerlendirme yapılmıştır. İlgili yasal mevzuattaki değişiklikler göz önüne alındığında, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarına karşı Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun açık olduğu belirlenmiştir. Başvurucuların bu etkili idari başvuru yolunu tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundukları anlaşıldığından, makul süre şikayetleri başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle incelenememiştir. Giderim açısından ise, kamulaştırma bedelinin değer kaybı nedeniyle oluşan mülkiyet hakkı ihlalinin ve sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli hukuki çare olduğu değerlendirilmiş, bu nedenle ayrıca manevi tazminat ödenmesine gerek görülmemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının ihlal edildiği ve ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılması yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: