İş Sağlığı ve Güvenliği
İş Sağlığı ve Güvenliği — 31 SORU & CEVAP listelendi.
İşçinin yaşam hakkının ve bedensel bütünlüğünün işyerindeki yansıması olan iş sağlığı ve güvenliği, işverenin 'işçiyi gözetme borcunun' temelidir. Gerekli önlemlerin alınmaması, risk değerlendirmelerinin eksikliği veya mesleki eğitimlerin verilmemesi, olası kazalarda işverenin ağır cezai ve hukuki sorumluluğunu doğurur. Sağlıklı bir çalışma ortamı talep etmek ve tehlike anında çalışmaktan kaçınmak işçinin yasal hakkıdır.
İşvereninizin işe giriş çıkış takibi için parmak izi istemesi, kanunlarımız kapsamında özel nitelikli kişisel veri işlenmesi anlamına gelmektedir ve kural olarak çalışanların açık rızasına tabidir. Parmak izi gibi biyometrik verilerin işlenmesi, kart okutma veya şifre girme gibi daha az müdahaleci alternatif yöntemler varken tercih ediliyorsa, Anayasa Mahkemesi ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararları ışığında ölçülülük ilkesi zedelenmiş sayılabilmektedir.
İşverenin salt mesai takibi amacıyla parmak izi veya yüz tanıma gibi sistemleri kullanması, kural olarak ölçülülük ilkesine aykırı bulunabilecek ve itiraz edilebilecek bir uygulamadır. Biyometrik veriler kanunumuzda özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilmekte olup, imza atmak veya kart okutmak gibi daha az müdahaleci yöntemler varken bu sistemlerin dayatılması hukuka aykırı bir işleme faaliyeti oluşturabilecektir.
İş sağlığı ve güvenliği bakımından hayati bir risk taşımayan standart bir ofis işinde, işverenin sizi zorla kan, alkol veya HIV testine tabi tutması vücut dokunulmazlığınızı ve temel haklarınızı ihlal edebilecek bir durumdur. Şoförlük veya maden işçiliği gibi çok tehlikeli pozisyonlar dışında, işverenin makul bir şüphesi bulunsa dahi sizin rızanız olmadan bu tarz bedensel testleri dayatması hukuka uygun görülmemektedir.
İşvereninizin siz iş sağlığı ve güvenliği temsilcisi seçildikten sonra, yıllar önce verilmiş eski bir sağlık raporunu bahane ederek görevinizi ve işinizi değiştirmesi hukuka aykırı bir uygulama olup yargıdan dönecektir. Yüksek mahkeme kararlarında, işçinin yasal yollarla bir temsilcilik görevine seçilmesinin hemen ardından, işverenin geçmişteki bir engelli veya sağlık raporunu öne sürerek işçiyi asıl işinden alıp ambar işçiliği gibi başka bir göreve vermesi kötü niyetli bir eylem olarak değerlendirilmektedir.
İş sağlığı ve güvenliği önlemleri kapsamında yasal zorunluluk gereği verilen eğitimlerin masrafları hiçbir şart altında işçiden talep edilemez. İşveren, 6331 sayılı kanun hükümlerine göre sağlamakla yükümlü olduğu bu tür mecburi eğitimler için sizden bir ödeme bekleme veya masraf talep etme hakkına sahip değildir.
Yurtdışında işverenin sağladığı barınma alanında bulunurken silahlı bir grup tarafından kaçırılmanız ve alıkonulmanız, işverenin işini yürütmesi sebebiyle karşılaştığınız bir durum olduğundan iş kazası olarak değerlendirilebilir. İşveren, riskli bir bölgede iş üstlendiğinde çalışanlarının can güvenliğini sağlamak ve sağlıklı bir ortamda çalışmalarını temin etmek üzere gerekli tüm güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür.
İş yerinde gerekli güvenlik donanımlarının bulunmaması ve size yeterli eğitim verilmeden tehlikeli bir makinede çalıştırılmanız durumunda asıl büyük kusur işverene aittir. İş kazalarında kusur dağılımı yapılırken, işverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ne derece uyduğu titizlikle incelenmektedir.
Çalışma arkadaşlarınız tarafından size uygulanan zorbalık ve yıldırma eylemlerini işvereninize bildirmenize rağmen herhangi bir tedbir alınmamış olması, işvereninizi de hukuken sorumlu hale getirebilecek bir unsurdur. Türk Borçlar Kanunu uyarınca işveren, işçiyi gözetme yükümlülüğü kapsamında çalışanlarını psikolojik taciz eylemlerine karşı korumak ve adil bir çalışma ortamı sağlamakla yükümlü kılınmıştır.
Elli ve daha fazla personelin istihdam edildiği ve işlerin en az altı ay sürdüğü işletmelerde, iş ortamındaki güvenlik süreçlerini değerlendirmek ve çalışanları dinlemek amacıyla düzenli toplanan bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu oluşturulması yasal zorunluluktur. Bununla birlikte, işyerindeki çalışan sayısına orantılı olacak şekilde, personelin talep ve şikayetlerini üst yönetime iletebilecek yetkili bir çalışan temsilcisi seçilmesi veya atama yoluyla belirlenmesi gerekmektedir.
İşyerinizde sağlığınızı ve güvenliğinizi tehdit eden ciddi ve yakın bir tehlike bulunması halinde, gerekli önlemler alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınma hakkınızı kullanabilirsiniz. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu'na, kurulun bulunmadığı yerlerde ise doğrudan işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve acil tedbirlerin alınmasını talep etme imkanınız bulunmaktadır.